<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/36">
<title>Meslek Yüksekokulları</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/36</link>
<description>Vocational Schools</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4352"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4327"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4320"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4297"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-06-02T18:49:18Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4352">
<title>Meslek Yüksekokulunda Yapılan Eğitimin Mezunlarının İş Hayatındaki Etkisi Üzerine Bir Araştırma</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/4352</link>
<description>Meslek Yüksekokulunda Yapılan Eğitimin Mezunlarının İş Hayatındaki Etkisi Üzerine Bir Araştırma
Atalay, Muhammet; Bayer, Harun; Çelik, Enes
Yükseköğretimkurumları toplumun ve ekonominin ihtiyaç duyduğu yetişmiş insan gücünühazırlayan önemli bir eğitim öğretim basamağıdır. Meslek yüksekokullarımezunları, yükseköğretimin diğer düzeylerine göre iş hayatına çok daha hızlı dahilolmaktadır. İki yıllık öğretim sürecinde başarılı olan ve ön lisans derecesialanlar, yetişmiş ara eleman olarak ekonomik ve sosyal hayatın çok çeşitlikollarında iş hayatına atılmaktadır. Hem yükseköğretim kurumların verimliliğihem de mezunlarının meslek hayatı açısından, üniversitelerden mezun olanlarındonanımlarıyla iş dünyasının beklentilerinin örtüşmesi arzu edilir. Bu çalışma,bir meslek yüksekokulunun mezunları örneği üzerinden, mezunların öğretimhayatında edindikleri donanım ve mezuniyet sonrası iş bulma ve çalışmasüreçlerindeki yaşadıkları tecrübeleri karşılaştırmalı olarak değerlendirmeküzere yapılmıştır. Çalışmada genel tarama yöntemi kullanılmış ve betimselistatistikler incelenmiştir. Bir meslek yüksekokulundan 2010-2014 yılları arasıdört farklı programdan mezun olan kişiler ile yapılan araştırma sonuçlarınagöre; mezuniyet sonrası bir işe girme süresinin 1-2 yıl aralığında olduğu,çalışmaya başlamayan mezunların önemli bir kısmının örgün öğretim hayatınadevam ettikleri ve mezunların büyük bir çoğunluğunun açık veya örgün öğretimile lisans diploması almaya çalıştıkları belirlenmiştir. Ayrıca öğretimsüresince kazanılan yeterliliklerin, bu programlardan mezun olanların çalışmahayatında önemli ve yol gösterici olduğu saptanmıştır.
DergiPark: 364439; kusbder
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4327">
<title>ÖRGÜTSEL ADALET VE İŞ TATMİNİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ ÜZERİNE UYGULAMALI BİR ARAŞTIRMA</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/4327</link>
<description>ÖRGÜTSEL ADALET VE İŞ TATMİNİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ ÜZERİNE UYGULAMALI BİR ARAŞTIRMA
Oruç, İlker; Pehlivan Kurnaz, İlkgün
Değişenve gelişen dünyada insani değerlere giderek önem arttığından örgüt içindeadalet konusuna da önem verilmeye başlanmıştır. Buradan yola çıkarak buaraştırmada, örgütsel adalet algısının, çalışanların iş tatmini ile birliktedeğerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Niehoff ve Moorman (1993)tarafından geliştirilen ve Yıldırım (2002b) tarafından Türkçeye çevrilenörgütsel adalet ölçeği ve Weiss,Davis England ve Lofquist (1967) tarafından geliştirilen ve Oran (1989)tarafından Türkçeye uyarlanan, Yıldırım (1996) tarafından Türkiye’dekigeçerlilik ve güvenilirliği ölçülmüş olan Minnesota Doyum Ölçeği kullanılarak aralarındaki ilişki incelenmeyeçalışılmıştır. Bu amaçla analiz edilen çalışma da tekstil firmalarındaçalışan 64’ü erkek, 48’si kadın olmak üzere 112 çalışan örneklem olarak yeralmıştır. Yapılan analiz sonucunda, faktör analizinden hareketle örgütseladalet algılarının boyutlarının birbirleriyle ilişkili olduğu sonucunavarılmıştır. Korelasyon sonucu, iş tatmini ve örgütsel adalet arasında anlamlıve pozitif yönlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Yapılan T-testi sonucu, çalışanlarınörgütsel adalet algılarının ve iş tatmini algılarının cinsiyete göre anlamlıbir farklılığa sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca çalışanların eğitimdüzeyine göre adalet algılarında farklılık olmadığı fakat iş yerindeüstlendikleri göreve göre farklılık gösterdiği görülmüştür. Çıktılarının çerçevesinde örgüt içinde insankaynakları, yönetim ve organizasyon bölümlerine katkı sağlayacağıdüşünülmektedir.
DergiPark: 633274; kusbder
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4320">
<title>MUTLULUK İŞTEN AYRILMA NİYETİNİ AZALTIR MI? MUTLULUK VE YAŞAM DOYUMUNUN İŞTEN AYRILMA NİYETİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/4320</link>
<description>MUTLULUK İŞTEN AYRILMA NİYETİNİ AZALTIR MI? MUTLULUK VE YAŞAM DOYUMUNUN İŞTEN AYRILMA NİYETİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Türk, Selçuk; Akın Gürdal, Seda
Bu çalışma, mutluluk ve yaşam doyumunun işten ayrılma niyeti ile ilişkisini incelemeyi ve elde edilecek sonuçlar ile hem mutluluk araştırmaları hem de Yönetim ve Organizasyon yazınına anlamlı katkılar sağlamayı amaçlamaktadır. Ayrıca, çalışanların mutluluk ve yaşam doyumlarının işletme açısından önemini ortaya koyarak çalışan mutluluğu kavramına dikkat çekmek hedeflenmektedir. Kırklareli Organize Sanayi Bölgesinde üretim sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin çalışanlarından toplanan verinin analizi sonucunda; sıklıkla sportif ve sosyal aktivitelere katılan katılımcıların mutluluk düzeylerinin hiç katılmayan veya nadiren katılanlardan daha yüksek olduğu, kadın çalışanların yaşam doyumu düşük iken işten ayrılma niyetinin erkek çalışanlardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Mutluluk ile işten ayrılma niyeti arasında orta düzeyde negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki, yaşam doyumu ile işten ayrılma niyeti arasında yine orta düzeyde negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Mutluluğun başarı ve performans gibi değişkenlerle ilişkisine dair yazında yer alan sonuçlara paralel olarak mutluluğun işten ayrılma niyetini azalttığı ortaya konmuştur. Bu sonuç, çalışanların mutlu olmasının işletmeler açısından önemini vurgulamaktadır.; This study aims to investigate the relationships between happiness, life satisfaction and intention to leave, and to make valuable contributions to both happiness studies literature and Management &amp;amp;amp; Organization literature via the results of this study. Moreover, it has been aimed to point out the importance of the workers’ happiness and life satisfaction levels in the view of the business. In the end of the analyses of data, gathered from the workers of a business, running in manufacturing sector, in Kırklareli Organized Industrial Zone, it was found that happiness levels of participants who joined sportive and social activities often  were significantly higher than those who never or rarely joined sportive and social activities, and female workers had significantly higher intention to leave than male workers while they had lower life satisfaction. It was also seen that there was a medium level significant negative correlation between happiness and intention to leave, and between life satisfaction and intention to leave. It was found out that happiness level decreased intention to leave in keeping with the results in previous studies showed the relationship between happiness and success, and between happiness and performance. These findings have highlighted the importance of happiness of the workers in terms of businesses. 
DergiPark: 545790; kusbder
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4297">
<title>GÜLSÜN KARAMUSTAFA’NIN ESERLERİNDE KÖYDEN KENTE GÖÇ VE KİMLİK OLGUSU</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/4297</link>
<description>GÜLSÜN KARAMUSTAFA’NIN ESERLERİNDE KÖYDEN KENTE GÖÇ VE KİMLİK OLGUSU
Çalışkan, Serkan
Türkiye'nin modernleşmesüreci içerisinde gelişen ve uygulanan siyasal ve ekonomik politikalardoğrultusunda, göç kavramı ortaya çıkmış ve 1950’li yıllardan itibaren köydenkente göç olgusu başlamıştır. Köyden kente göçle birlikte yeni bir mimari veyapılaşma, yeni bir toplumsal yapı, yeni bir kültür ortaya çıkmış ve tümbunlarla birlikte yeni büyük kentler oluşmuştur. 1950’li yıllardan itibarenvarlığını gösteren ve giderek daha da artan köyden kente göçün süreçleri vesonuçları sosyal bilimlerin ve mimarinin ana konularından biri halinegelmiştir. Sanatın farklı alanlarında da ana malzemeye dönüşen göç kavramı1960’lı yıllardan itibaren de modern Türk resim sanatında görülmeyebaşlamıştır. Türk resim sanatı 70’ler, 80’ler ve 90’lar boyunca da; yeni oluşankentin doğurduğu ekonomik, sosyolojik ve kültürel değişimleri kendisine konuedinmiş, ancak bu sefer kavramsal sanat ve postmodernizmin kavramları ile içiçe geçmiştir. Bu makalede, 1970’lerden sonra üretilmiş köyden kente göçün yarattığıkültürel ve görsel dönüşümleri ele alan Gülsün Karamustafa’nın eserleriaraştırılmaktadır.
DergiPark: 554584; kusbder
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
